BURDUR’DA TOPRAĞA DÖNÜŞ HİKÂYESİ: “YİNE OLSA YİNE ÇİFTÇİLİK YAPARDIK”
BURDUR’DA TOPRAĞA DÖNÜŞ HİKÂYESİ: “YİNE OLSA YİNE ÇİFTÇİLİK YAPARDIK”
Burdur’un Yeşilova ilçesinde yaşayan Man çifti, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’ne özel verdikleri röportajda üretimin görünmeyen taraflarını anlattı. Yıllardır toprağın içinde olduklarını söyleyen çift, tüm zorluklara rağmen üretmeye devam ettiklerini ifade etti.
Burdur’un Yeşilova ilçesi Harmanlı Köyü’nde ikamet eden ve 10 yıllık evli Man Çifti, hayatı da işi de uzun zamandır birlikte omuzluyor. 2 çocuk sahibi olan çift, ailece üretimin içinde olmaya devam ediyor.
Hamire -Abidin Man Çifti, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’ne özel Çağdaş Burdur’a verdikleri özel röportajda muhabirimizin sorularını yanıtladı.
Röportaja kendilerini tanıtarak başlayan Hamire Man, eşi Abidin Man’ın daha önce askerlik yaptığını daha sonrasında eşi ile aldıkları karar doğrultusunda beraber toprağa dönme ve kendi üretimlerini yapma hayali olduklarını ifade etti. 10 yıldır evli olan Man Çifti, bu hayalin peşinden gitmek için asıl mesleklerini bırakarak, çiftçiliğe başladıklarını kaydetti.
Çiftçiliğin bir noktada ata mesleği olduğunu da sözlerine ekleyen Hamire Man, “Aslında toprağa ve üretime yabancı değiliz. Küçüklüğümüzden beri emeğin, üretmenin ne demek olduğunu görerek büyüdük.” şeklinde konuştu.
“Çiftçilik para kazanılan bir iş değil”
Çiftçiliği neden tercih ettiniz? sorumuzu yanıtlayan Hamire Man, “Bizim için çiftçilik sadece para kazanılan bir iş değil. Toprağa emek vermek, üretmek ve ortaya çıkan ürünü görmek çok farklı bir duygu. İnsan yaptığı işin karşılığını doğrudan görüyor. Yorucu ama bir o kadar da manevi tarafı güçlü bir meslek.” sözlerine yer verdi.
Yaklaşık 1 buçuk yıldır aktif olarak çiftçilik yapan Man, şu şekilde konuştu:
“Her gün yeni bir şey öğreniyoruz. Çiftçilik bizim için sadece bir meslek değil, hayatın kendisi. Sabah güne toprakla başlıyoruz, emeğimizle büyüttüğümüz ürünü görmek bütün yorgunluğu unutturuyor.”
Farklı alanlarda üretim yapıyorlar
Silajlık mısır, sebze, arpa ve buğday üretimi yaptıklarını açıklayan Man, her ürün için harcanan emeğin ve zorluğun farklı olduğunu, aynı zamanda hepsinin ayrı bir heyecanı bulunduğunu da kaydetti.
Birlikte hem evliliği hem çiftçiliği yürütmenin zor olduğu zamanların olduğunu da kaydeden Man çifti, “Çünkü tarım saatli bir iş değil; bazen gece gündüz çalışmanız gerekiyor. Ama birlikte emek vermek bizi daha da güçlendiriyor.” şeklinde konuştu.
Çiftçilik yaşam biçimi
Çiftçiliğin bir geçim kaynağı değil de yaşam biçimi olduğunu sözlerine kaydeden Hamire Man, toprağın ritmine göre yaşamayı öğrendiklerini; yağmuru, güneşi, mevsimi daha farklı hissetmeye başladıklarını söyledi.
Toprakla uğraşmak insanın karakterini değiştiriyor
Toprakla uğraşmanın insanın karakterini kesinlikle değiştirdiğini düşünen Man, şu şekilde konuştu:
“Toprak insana sabrı öğretiyor. Her şeyin hemen olmadığını, emek verdikçe, karşılığını zamanla aldığınızı anlıyorsunuz. Aynı zamanda insanı daha güçlü ve daha şükreden biri yapıyor.”
Çiftçilik; emek, sabır ve fedakârlık istiyor
Çiftçiliğin dışarıdan göründüğü kadar kolay bir iş olmadığını da sözlerine ekleyen Man, şu sözlere yer verdi:
“Çiftçilik, çok emek, sabır ve fedakârlık istiyor. Gençler daha rahat ve garanti mesleklere yöneliyor. Ama aslında üretmeden hayatın devam etmesi mümkün değil. Tabi ekonomik belirsizlikler ve düşük gelirde etkiliyor bence. Çiftçiliğin değerinin daha fazla bilinmesi gerektiğini düşünüyorum.”
Bir günde 30 bin adım attılar
Hayatları boyunca unutamadıkları hasat döneminden de bahseden Hamire Man, “İlk silaj tecrübemin zor bir hasat dönemi olduğundan bahsedebilirim. Bir günde tam 30 bin adım atmıştım. O kadar yorucu bir gündü ki! Hem yorucu hem de gurur verici bir gün oldu diyebilirim.
Emeğin karşılığı olmayınca üzülüyorlar
Bir yıl boyunca verdikleri emeğin karşılığını alamadıklarında yaşadıkları hisleri de muhabirimizle paylaşan Man, “İnsan ister istemez üzülüyor. Çünkü bu işte sadece para değil, emek, zaman ve umut da veriliyor. Ama çiftçilik biraz da yeniden ayağa kalkmayı öğretiyor. Ertesi gün yine tarlaya gidip devam etmek zorundasınız.” şeklinde konuştu.
Teknoloji çiftçiliği kolaylaştırıyor
Teknoloji ve modern tarımın işleri kolaylaştırırken, maliyetleri de artırdığını sözlerine ekleyen Man, artık modern tarım olmadan da verimli üretim yapmanın zor olduğunu, çiftçinin hem üretmeye hem de ayakta kalmaya çalıştığını da kaydetti.
Köy hayatının şehir yaşamına göre en büyük avantajını da söyleyen Man, “Doğallık ve huzur diyebilirim. Çocuklarımızın doğayla iç içe büyümesi bizim için çok kıymetli. İnsan burada emeğinin karşılığını manevi olarak daha çok hissediyor.” açıklamalarında bulundu.
“Birlikte olduktan sonra her işin üstesinden geliriz.”
Yıllardır tarım ve üretimle iç içe bir yaşam sürdüklerini ifade eden çift, unutamadıkları en anlamlı sözün ise “Birlikte olduktan sonra her işin üstesinden geliriz” olduğunu belirterek, bu sözün ayakta tutan şeylerden biri olduğunu dile getirdi.
En önemli özellik “sabırlı olmak”
Man, iyi bir çiftçi olmanın en önemli özelliğinin “sabırlı olmak” olduğunu belirterek, toprağın acele işi sevmediğini açıkladı. Man, iyi bir çiftçilik de emek vermeyi, beklemeyi ve mücadeleyi bilmek gerektiğinin de altını çizdi.
Çiftçiler daha fazla desteklenmeli
Tarım politikalarında en çok neyin değişmesini istedikleri sorumuza cevap veren Man, şu açıklamalarda bulundu:
“Çiftçinin emeğinin daha fazla desteklenmesini isterdim. Çünkü üretim yapan insanın ayakta kalması hem ülke hem gelecek için çok önemli.”
Dünya Çiftçiler Günü’nde yetkililere de mesaj veren Hamire Man, “Çiftçinin emeğinin değerini korusunlar. Çünkü üretici güçlenirse sofralar da bereketlenir.” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Man, insanların sofralarına gelen ürünün arkasındaki emeği yeterince bilmediklerini kaydederken, bir ürünün sofraya gelmesi için çok büyük emek, zaman ve fedakârlık gerektiğini belirtti.
Toprağın insana öğrettiği en büyük şeyin sabır ve şükür olduğunu kaydeden Man, şu şekilde konuştu:
“Ne kadar emek verirseniz verin bazen doğa kendi kararını veriyor. İnsan bunun karşısında hem sabretmeyi hem de elindekinin kıymetini bilmeyi öğreniyor.”
Yeniden hayata başlama şansları olsa yine çiftçilik yapar mısınız? sorumuzu yanıtlayan Man, “Evet, yine yapardık. Çünkü tüm zorluklarına rağmen üretmenin verdiği mutluluk çok başka. Kendi emeğinizle ortaya bir şey çıkarmak insana gurur veriyor.” sözlerini kaydetti.
Man, çiftçilik mesleği ile çocuklarına emeğin değerini bilen, üretmekten korkmayan bireyler olmayı öğretmeye çalıştıklarını kaydederek, en büyük isteklerinin ayakları yere sağlam basan insanlar olmaları olduğunun da altını çizdi.
Çocuklarınızın da bu meslekte ilerlemelerini istediklerini açıklayan Man, “Çünkü toprağa bağlı büyüyen çocukların hayata daha farklı baktığını düşünüyorum. Ama tabii ki en önemlisi mutlu olacakları işi yapmaları.” diyerek açıklamalarını tamamladı.
H.Nesibe Solak-Özel Haber
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)








